• Anasayfa
  • >
  • Dünya
  • >
  • Son Dakika… Erdoğan’dan Trump görüşmesiyle ilgili flaş açıklamalar

Son Dakika… Erdoğan’dan Trump görüşmesiyle ilgili flaş açıklamalar

  • Temmuz 1, 2019
  • 0

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Japonya’nın Osaka şehrinde gerçekleşen G20 hükümet Başkanları zirvesinden ardindan medya mensuplarına açıklamalarda bulundu.

Zirve kapsamında AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ Başkanı Donald Trump, Rusya hükümet Başkanı Vladimir Putin’in yanı sıra Fransa, Almanya, İngiltere, Hindistan, İspanya ve Endonezya liderleriyle, BM genel Sekreteri ve hayat Bankası Başkanı ile müzakereler gerçekleştiren Erdoğan, Trump’ın görüşmede S-400 ile alakalı çok açık, net, dürüstçe ifadeler kullandığını, kendisine “Ben sizi bu yönünüzle seviyorum” dediğini anlattı.

Trump’ın kendisi amaciyla “Erdoğan benim nazar açımla çok çetin biri” sözünden memnuniyet duyan Erdoğan, “Pazarlıkta çetin biriysem -ki severim- bu iyi tek şey” yorumunu yaptı. Posta gazetesinin haberine göre, Erdoğan’ın geziye ait izahları ve suallere yanıtları özetle şöyle:

SİZİ BU YÖNÜNÜZLE SEVİYORUM: (Temaslarınızın en mühim gündem maddesi S-400 ve Trump’la görüşmenizdi. Trump “Obama idaresi Patriotları Türkiye’ye satmadı. Erdoğan benim nazar açımla çok çetin biri. Bu gerilimde Erdoğan’ın suçu yok. bendeniz kendisi ile çok iyi anlaşıyorum” dedi. Nasıl izlenimlerle ayrıldınız? Trump’ın dediği benzeri çetin biri misiniz?) Pazarlıkta çetin biriysem -ki severim- bu iyi tek şey. Trump Bir takım şeyleri ifade ederken zihin arkasında tek şeyler saklamıyor. Sayın Trump ile Müzakeremiz çok müspet tek havada geçti.

Kendileri S-400 ve F-35’ler ile alakalı bize destek veriyor. mesele bu erken Medyaya yaptığı izahta S-400 ile alakalı çok açık, net, dürüstçe ifadeler kullandı. bendeniz de dedim ki “Ben de sizi bu yönünüzle seviyorum.” Bu istikameti filhakika çok çok farklı. Bunları bu şekilde anlatması da takdire şayan. Obama’ya diyor ki “Bu zamani sen bu vaziyete getirdin. Sen eğer Patriotları vermiş olsaydın bu erken bunun benzeri tek durum olmayacaktı. Ama sen vermedin. Kongre dedin, şu dedin, bu dedin, işi buraya civarindan sürükledin. Şu anda da adaletli davranmaya mecburuz.”

DÜRÜSTLÜĞÜNE İŞARET: F-35’ler ile alakalı tek noktaya geldi, bu çok dahada önemli. “1 milyar 400 milyon dolar kazanç vermişler. Sen malını vermiyorsun. bunun benzeri anılmak da iyi tek şey değil” dedi. Şimdi bu parayı verdik ama malımızı bize vermiyorlar; ne bunun benzeri tek tüccar olur ne de bunun benzeri tek müşteri.

Bunu da çok açık ve net dile getirmek tek insanın dürüstlüğüne işaret eder. Bununla alakalı olarak da arkadaşlarımızı görevlendirdik, işin takibini uygulamak suretiyle kapıları allahın izniyle açmış olacaklar. elbette S-400 ile alakalı da Sayın Putin’le yanımda yaptıkları şakalaşmalar oldu. Onlar da güzeldi. (Ne dediler?) (Gülerek) Onların neler olduğunu karıştırmayın. Bir takım şeyler de bende kalsın.

YAPTIRIM SÖZÜ DUYMADIK: (ABD ile stratejik ortağız. Yaptırımlar net ‘ortadan kalktı’ diyemiyoruz belki ama nasıl tek ortada yollar bulunabilir?) Yaptırım derken; “şu şu şu konuda yaptırım” diye hiçbir şey duymadık şu anne kadar. Sayın Trump ile telefon görüşmelerimde, ikili olarak tek araya gelişlerimizde şu anne civarindan “Biz size şu yaptırımı yapacağız” demedi. S-400’le alakalı olarak da “Haklısın” dedi. bu erken işi çok dahada ileri tek seviyeye taşıdık. Bu ileri seviyede de Sayın Trump “Bu adaletsizliktir” dedi. Bu çok önemli. Sayın Putin’le üçlü olarak tek araya geldiğimizde de tekrar uygun ve iyi şeyler söyledi. elbet dahada evvel de Sayın Putin ve Trump arasındaki müzakereyi Sayın Putin Zati bize anlatmıştı. Başka bir deyişle oralardaki görüşmelerde de bu mevzu müspet istikamette. Öyle zannediyorum ki rastgele tek sıkıntı olmadan bu zamani aşacağız. doğal aynı zamanda Sayın Trump’ın ülkemiz ziyaretinin gerçekleşmesiyle ve iş konseyini de uygulamak suretiyle bu işi çok dahada ileriye taşımış olacağız. aynı zamanda biz tek de oradan THY olarak 100 adet Boeing uçağı alıyoruz… Halkbank konusunun DA kısa müddette çözüleceğini umut ediyoruz.

SAYIN TRUMP KONUMUNU BELİRLEDİ: (Bütün hayat “Sayın Erdoğan Trump’ı inandirma edecek mi?” diye bekledi. Sanki inandirma olmuş benzeri geldi; “Hiçbir Hollywood setinde bu civarindan iyi insanı tek arada görmedim” dedi. Bu yaklaşımını nasıl karşıladınız?) bunun benzeri tek yaklaşım tabiki iyi karşılanır. doğal bundan sonraki asama de çok önemli. Bu S-400’ler ile alakalı özellikle birilerinin, değişik kesimlerin sağda solda artık konuşmaması lazım. Zira bu izahtan ardindan Sayın Trump konumunu belirlemiştir. Ama birileri de Ne yazık ki kendilerine göre gelin güvey oldular, rastgele yazıp çiziyorlar. bunun için umut bağlayanlar var… Başlığı atıyorlar ama içinde tek şey yok.

F-35’LERİ VERMEMEK YAKIŞMAZ: (Trump’ın AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ basınına yaptığı “Türkiye parasını ödediği uçakları almak istiyor, bundan doğal ne olabilmektedir ki?” izahı konusunda) Bunu bizim yanımızda da iletti zaten. F-35’ler konusunu dahada evvel de kısmen anlatmıştım. Alacağımız harp uçağı sayısı 100 artı 16. Başka bir deyişle toplamda 116 tane. Bunların da tediye Tasarıları belirlenmiş durumda. mesele geçtiğimiz hafta 50 milyon dolarlık tediye yapıldı. Bu ödemeyi aksatmadan yapan tek ülkeye, üstelik tek stratejik ortağa bunun benzeri tek uygulamayı o da haklı olarak eleştirdi; “Ödemesini yapıyorlar ama biz uçaklarını vermiyoruz” dedi. Bu AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ benzeri tek devlete yakışacak tek şey mi? mümkün değil. Üstelik gönderdiğimiz pilotların eğitim programını durdurmuşlardı.

S-400’LER GELİYOR: Rusya’da ise tam aksine, S-400’lerle alakalı çok ağırbaşlı tek eğitim çalışması yapıldı. O eğitim çalışmalarına katılanlar aynı zamanda öğretmen konumundalar. Biz yola çıkmışız. Şurada belki tek hafta, 10 vakit içinde evvel serisi inmiş olacak. bunun benzeri tek noktadayız ve bu konuyla alakali her biçimde hazırlık, önlem vesaire bitmiş. Bunu Trump’a açık açık bendeniz de söyledim, Sayın Putin de söyledi. ‘Bir S-400 üç Patriota bedel’ (Trump’la müzakere sonrası mümkün tertemiz tek Patriot alımına yeşil ziya yanmış oluyor mu?) Şimdi enteresan tek şey var.

Teknolojik olarak tek S-400 üç Patriota bedel. bunun için karşın biz koşulları görelim. eğer şartlar S-400 ile eşit dahi olsa biz Patriot alırız. Ama eşit olmazsa -kusura bakmayın- o vakit sen menfaatini düşünüyorsan biz de menfaatimizi düşüneceğiz. Bunu da açıkça söyledik. Kredi, müsterek yönetim benzeri Bir hayli mevzu var ve elbet tek de ücret meselesi. Maliyet analizlerini yapmadan bu tür adımları atmayız. ‘Putin’den rejimi uyarmasını istedik’ (İdlib’deki saldırıları rejim yapıyor ama Rusya’nın da kontrolünde var olan tek yer. Putin nasıl açıklıyorlar bu saldırıları?) Sayın Putin’le yaptığımız görüşmede ikili ilişkilerin yanı sıra Suriye ve İdlib konularını ele aldık…

İdlib’de biz filhakika Sayın Putin’le çalıştık ve çalışıyoruz. Şu anda orada Rusya’nın tesiri olsa dahi biz bunun arkasında rejimin olduğunu görüyoruz. Putin’e bu saldırılar ile alakalı rejimi uyarmasını söylüyoruz. nihayet olayda rejimin bizim rasat noktalarımıza yaptığı saldırıda tek askerimiz şehit oldu. Biz de bunun için İhtiyaç duyulan karşılığı verdik. Bundan sonraki süreçte de eğer bunun benzeri tek yanlışları olursa İhtiyaç duyulan dersi almaya ayni ritimde devam edecekler. bu erken bizim en çok üzerinde durduğumuz konulardan biri de özellikle şu anda buradaki mücadelede 300 bin insanın bizim sınırımıza doğru hareketlenmesi emareleridir. Biz bu hareketlenmenin durdurulması arzusundayız. çünkü 330 bin kişi Suriye’ye art dönüş yaptı.

Biz art dönenlerin dahada da artmasını beklerken İdlib’den bunun benzeri tek durum mevzubahis olursa o vakit demek ki elde var sıfır. Başta BM genel Sekreteri Guterres olmak üzere başka görüşmelerde de bunu Çevrelice konuştuk… Ayrı olarak Türkiye-Rusya-İran olarak tek üçlü zirve yapalım dedik ve arkadaşlarımızı görevlendirdik. Bu üçlü zirveyi yakın vakit içinde temmuz başı benzeri gerçekleştireceğiz. Üçlü zirvenin derhal peşinden Türkiye-Rusya-Almanya-Fransa olarak 4’lü İstanbul Zirvesi’ni toplamayı planlıyoruz.

BARIŞ KORİDORU İFADESİ: (Suriye’nin kuzeyiyle alakalı güvenlik koridorundan, göçmenlerin oradan geçişinden laf ederken “barış koridoru” dediniz. Bunu belli tek süre açabilir misiniz? Bu ifade Sanırım bundan ardindan çok duyacağımız tek ifade?) İnşallah. Şimdi bu yurttaslar oraya barış ortamını yakalamak amaciyla gelecekler. O barış ortamında bu yurttaslar hemide güvende olacaklar ayni vakitte da “artık benim amaciyla harp bitti, öyle tek ortamdan kurtuldum” diyecekler. Bize düşen görev neyse biz de tedbirlerimizi alacağız.

MANŞETLERLE SAVAŞIYORUZ: (Manşet almak yerine tek şey sormak istiyorum. İlk kez tek AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ Başkanı şahinlerin gözüne bakarak Türkiye’nin haklı olduğunu üstüne basarak söylüyor, “siz haklısınız” diyor. Bu Türk-Amerikan ilişkileri yerine tertemiz tek asama mi?) Bunu bendeniz söylemeyeyim. Siz Zati kendisinden kendisi dinlediniz. Benden bunun benzeri tek manşet atmamı isterseniz bu doğru olmaz. Biz manşetler ile savaşıyoruz. ‘Macron’un yüzüne kendisi söyledim’ (Doğu Akdeniz’de tek gerilim tırmanıyor. bu konuyla alakali siz Türkiye’de iken Macron ile alakalı çok kati ifadeler kullandınız. Buradaki görüşmelere nasıl yansıdı?) Buradaki müzakere tam aksine çok müspet geçti. Sayın Macron “Niye bana bunları söyledin falan” demedi. İkili görüşmede kendisine kendisi söyledim; “Bak” dedim, “Kıbrıs probleminde sen tek kez konuşamazsın. Senin Kıbrıs’la yakından uzaktan alakan yok. Burada bendeniz konuşurum, Yunanistan konuşur, İngiltere konuşur,

AB konuşur ama sen konuşamazsın.” ‘Filistin’in üstüne yatmak istiyorlar’ (Yüzyılın planı isimiyle lanse edilen ve aslında Filistin davasını bitirme niyeti taşıdığını dillendirilen anlaşmayla alakalı sizin duruşunuz nedir?) Bu konuya bizim müspet yaklaşmamız Katiyen ve kat’a mevzubahis değil. Her platformda bunun karşısında olduğumuzu hep söyledik. mesele Bahreyn Zirvesine karşı olduğumuzu baştan söyledik. “Filistin toprakları satılamaz” dedik. Aynı şekilde oraya gitmeyen ve bunun için karşı çıkanların yanında olduğumuzu ifade ettik.

Yani Kudüs’le alakalı BM’deki tavrımız ne ise yarın burayla alakalı net tavrımız bu olacaktır. bunun için netlikle fırsat vermeyiz. Bu mevzunun arkasında yatan tek başka mühim mevzu da özellikle 1967 planının unutturulmak istenmesidir. O bölgenin 1967’deki bölünmüşlüğüne baktığımızda bunun arkasında bu erken Filistin probleminde olduğu gibi, İsrail vardı. Ama onlar doğal şimdi oralara hiç yaklaşmıyorlar, üstüne yatmak istiyorlar. bütün gayretleri Filistin’i oralardan çıkarmak için, amaçlari bu. oysa AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ de su de 1967’de yapılan anlaşmanın taraftarıydı.

İki devletli çözüm ile alakalı erkek çocuk Bush ile yaptığımız toplantıda Bush, Dışişleri Bakanı Colin Powell’a “Bak sana direktifi veriyorum. Bu işi sen çözeceksin” dedi…

Biz de üzerimize ne düşerse yaparız, dedik ama onlar bu işi başaramadı. Orada öyle kaldı. Obama idaresi de aldıkları yerden işi götürmedi. tertemiz yönetim çok dahada farklı, Evanjelik tek yönetim olduğu amaciyla Zati sıkıntı var. ama onlar da hedefine varamadı. Kudüs probleminde ne civarindan taraftar buldukları ortada. ‘Münbiç aşiretleri bizi çağırıyor’ (Münbiç probleminde tek aşama kaydedildi mi?)

Şu anda Münbiç’le alakalı olarak bize verilmiş tek laf var. dahada evvel sayın Trump da çekilme talimatını vermişti. ama Ne yazık ki o laf dahada adina gelmedi. dahada evvel söylediğimiz benzeri orası yüzde 80-85 Araplara ait. Oranın işgalcilerle yakından uzaktan alakası yok. Şu anda burada işgal ayni ritimde devam ediyor. Bazıları da “Sizi oraya kim sizi çağırıyor?” benzeri laflar ediyor. Bizi Suriye halkı çağırıyor. Münbiç’te Münbiç aşiretleri çağırıyor. “Gelin bizi kurtarın” diyor. Bu tür tek vaziyetle karşı karşıyayız. Kaldı ki ne AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ ne Fransa ne İngiltere ne Almanya… Hiçbirisi oraya çağrılı değil.

önceki haber «
sonraki haber »

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir