Ned Haber / Güncel / Bakan Soylu’dan yakalanan bomba yüklü araçla ilgili açıklama: Hedef İstanbul’du..işte detaylar

Bakan Soylu’dan yakalanan bomba yüklü araçla ilgili açıklama: Hedef İstanbul’du..işte detaylar

Hakkâri İl Emniyet Müdürlüğünce Asena analiz programı üzerinden yapılan çalışmalar neticesinde, sürücülüğünü İstanbul’da aktif olarak görev yapmakta olan polis memurunun yaptığı araç, Yüksekova çıkışında durduruldu.

Araçta yapılan aramalarda, stepne havuzunun alt kısmına yapılmış zula içerisine gizlenmiş vaziyette 133 parça halinde 52 kilo 500 gram patlayıcı madde ele geçirildi.

Konu ile ilgili gözaltına alınan şüpheli ve suç unsurları, gerekli tahkikat yapılmak üzere Yüksekova TEM Büro Amirliği görevlilerine teslim edildi.

BAKAN SOYLU: HEDEF İSTANBUL’DU

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya katıldığı canlı yayında yakalanan patlayıcı yüklü araç soruldu. Bakan Soylu, şu yanıtı verdi:

* Bu polis memurunu 2019 yılının başında adli suçtan ihraç etmişiz. Bir kablo hırsızlığı sebebiyle arkadaşlar yakalıyorlar ve ihraç ediyorlar. Sonra mahkeme kararıyla dönmüş.

* Hedef İstanbul’du. Bu yıl, yılbaşından itibaren 15 bombalı eylem engellendi.

“PYD’Lİ KOMUTAN, DEAŞ’LI 2 KADINA SÖYLÜYOR”

* Yeni yeni yöntemler görüyoruz. Bu da yeni. Neresi olduğunu sormayın. PYD’nin bir karargahı. Görüntüler bizde. İki DEAŞ’lı kadına, PYD’li komutan ‘eğer şu patlayıcıları Türkiye’ye getirirseniz, elimizde tuttuğumuz kocanızı, çocuğunuzu serbest bırakırız’ diyor.

* Türkiye’ye patlayıcı aktarımı yapmak ve bu konularda özellikle Türkiye’nin iç huzurunu sendeletmek için karşı karşıya kaldığımız birçok saldırı biçimi var. İçeriye hem eleman, hem mühimmat aktarımı şeklinde birçok problemle karşı karşıyayız.

“HDP’NİN DE YÜRÜYÜŞÜ VARDI”

Adana’da Furkan Vakfı’nın düzenlediği yürüyüşe güvenlik güçlerinin orantısız müdahalesiyle ilgili konuşan Bakan Soylu şu ifadeleri kullandı:

* Bunlar sabah akşam görüntü çekiyorlar. Bizim elimizde kalkanlarımız var. Tabi orada başka bir problem daha var. Onu atlamamak lazım. Aynı zamanda Adana’da HDP’nin de yaklaşık 10 bin kişinin katıldığı bir Nevruz programı var.

* Bizim esas itibariyle profesyonel kadromuz da orada. Bunların, biz yeniden on ayrı yerden ‘yürüyüşe geçiyoruzu’ bu programın tam ortalarına tekabül ediyor.

* Bizim kadro polisi dediğimiz, daha çok toplumsal olaylarla karşılaşmamış, daha asayiş ağırlıklı arkadaşlarımız burada bir mücadele veriyorlar. Biz uzun zamandır toplumsal olaylarda müzakerelere yönelik çaba sarf ediyoruz. Ama bunu daha çok kime öğretiyoruz, çevik kuvvete, hazır kuvvete, bunlara öğretiyoruz.

* Karşı taraftan hakaret etseler de, tükürseler de, tekme atsalar da çok ağır cümleler ifade etseler de sinirlerinin çelik gibi olması lazım, kendi görevlerini yapmaları lazım geldiği, tutanak altına almaları lazım geldiği veya yakalayıp ilgili araca getirip ondan sonra da hukukun önüne çıkarmaları lazım geldiğine yönelik bir anlayışı ortaya koymaya çalışıyoruz.

“MESELEYİ TAHRİK ETMEYE VE TIRMANDIRMAYA ÇALIŞAN BİR GRUPLA KARŞI KARŞIYASINIZ”

* Bütün bunları sağlar ve gerçekleştirirken de, anlıyorum ki arkadaşların bir kısmı söylenen hakaretlere ve yapılanlara öfkelerini yenememişler. Kendilerine de vurulmuş. Bir polisimizin ayağı kırılmış, 37 tanesi yaralanmış. Hakikaten büyük bir arbededen çıkılmış.

* Yani normalde bu tip bir hadisede elbette ki bu kadar büyük bir şey beklenmeyebilir. Ama bunu engellemeye çalışana karşı, şiddetle bu meseleyi tahrik etmeye ve tırmandırmaya çalışan bir grupla karşı karşıyasınız. Burada devletin yapması geri çekilmek değil, devletin yapması kamu düzenini yerine getirebilmektir.

* Elbette ki oradaki arkadaşların biraz daha kontrollü olması gerekirdi. Bunu söylüyorum. Onun için de Adana’da da Emniyet Baş Müfettişliği de, bu konuda Polis Teftiş Kurulu da, Emniyet Teftiş Kurulu Başkanlığı da gerekli hazırlıkları yaptılar. Onlar da bu konuda gerekli çalışmaları gerçekleştirdi.

Kaynak :sozcu

Kontrol Edin

Altındağ olaylarına neden olan cinayet davasında savcı mütalaasını açıkladı..işte detaylar

Ankara'nın Altındağ ilçesinde, Emirhan Yalçın'ın (18) öldürülmesi, Ali Yasin Ülger'in (18), yaralanmasıyla ilgili görülen davada mütalaasını açıklayan savcı, Suriyeli sanık Yahya Al Abdo'nun (20), ağırlaştırılmış müebbet ile 25 yıl 11 aya kadar, suça sürüklenen çocuk A.M.A'nın da 26 yıla kadar hapis cezasına çarptırılmasını talep etti.